Not almak amacıyla | Medyumluk

Medyumluk, ruhçuluk hakkında bilgi veren sözlüklerde, “duyarlı, yani psişik bakımdan hassas yapılı veya özel yeteneklere sahip kimselerin dünyadaki bedenini terketmiş varlıklarla ruhsal irtibat kurarak, onlardan aldığı tesirleri çeşitli tezahürler halinde dünyaya yansıtması” olarak tanımlanır. Ancak herhangi bir bedensiz varlığın katkısının sözkonusu olmadığı medyumluk türleri de vardır.


Medyumluğun idrak ve irade yönünden sınıflandırılması

Medyumluk medyumda dünyasal idrak ve iradenin görünüp görünmemesi bakımından üç grupta ele alınır:

  • 1- Medyum yaptığı işleri idrak ettiği gibi, bunların kendi iradesi dahilinde meydana geldiğini bilir. Sezgisel (entüvitif) medyumluk bu gruba girer.
  • 2- Medyum idraksiz gibi ve kendi iradesiyle hareket etmiyor gibi görünür. Mekanik medyumluk bu gruba girer.
  • 3- Medyumun hareketleri hakkında idraki olmasına karşılık iradesi görünmez. Otomatik medyumluk bu gruba girer.


Medyumluğun tezahür yönünden sınıflandırılması

Medyumluk, medyumun ortaya koyduğu belirtilere göre ise fiziksel medyumluk ve zihinsel medyumluk olarak iki grupta ele alınır:

  • Fiziksel medyumluk materyalizasyon, demateryalizasyon, levitasyon, telekinezi vs. gibi fiziksel oluşumların sözkonusu olduğu paranormal fenomenleri kapsar.
  • Zihinsel medyumluk ise, bilgi alışverişinin sözkonusu olduğu medyumluğu, yani medyumun söz veya yazıyla bilgi aktarımını kapsar. Zihinsel medyumluk da kendi içinde çeşitli gruplara ayrılır ki, bunlardan biri sezgisel medyumluktur.


Medyumlukta profesyonellik gerekleri

Uzmanlar yeterince görgü, bilgi ve deneyime sahip olunmadan bu alanda deney yapmanın son derece sakıncalı olduğunu bildirmektedirler. Öte yandan, günümüzde kendisini “medyum” adıyla tanıtan, fakat medyumlukla uzaktan yakından hiçbir ilgisi olmayan sayısız falcı türemiştir. Oysa ruhçuluğa göre, medyumluk gelecek hakkında bilgi almak değildir; aksine, bu gibi soruların sorulduğu ruhsal irtibat seansları genellikle beraberinde obsesyon tehlikesini getirdiğinden, ruhçular seanslarda bu tip sorular sorulmasından kaçınılması gerektiğini bildirirler. Ruhçular, maddi çıkar sağlamak, eğlenmek, vakit geçirmek,gelecekten bilgi almak amacıyla kalitesiz soruların sorulduğu ve obsesyonla sonuçlanan bu gibi ruhsal irtibatlara “abes irtibat” adını verirler.


Ayrıca bakınız

  • Obsesyon
  • Medyum


İç bağlantılar

Wikipedia’da medyumluk


Kaynakça

  • Medyomluk, Bedri Ruhselman
  • Tüm Yönleriyle Medyomluk, Ergün Arıkdal

References

Bilgisayar ve | TOBB ETÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü

TOBB ETÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 2004-2005 yılında ilk öğrencilerini almasıyla birlikte eğitim-öğretime başlamıştır.

Bilgisayar Mühendisliği Bölümü

References

  • Eğitimcilerin meslek | Kapadokya Meslek Yüksek Okulu

    Kapadokya Meslek Yüksek Okulu sivil havacılık, turizm, bağcılık, şarapçılık, atçılık, aşçılık, ve tarım konularında harekete geçirmeyi amaçlayan yüksek öğrenimde köy enstitüsü felsefesiyle kurulmuş. Ürgüp’e 5 kilometre uzaklıkta Mustafapaşa beldesinde hem göçü önlemek hem de bölge çocuklarına bulundukları yerde eğitim vermek amacıyla Ekim 2005′te kurulmuş.

    Kurucusu ve Müdürü
    Murat Şengül

    References

Kullanır fakat | Mew

Mew ilk pokemondur.Mewtwo’nun yapılması için bilim adamları Mewtwo’nun dönüşü filminde bir piramite gidip mewin sırlarını öğrenirlerve onun dna sına sahip olurlar.Giovanni Mewin ilk ve en güçlü pokemon olduğunu bildiğinden onun klonlanmasını emreder.O dünyadaki 21 kutsal pokemonun birincisidirve dünyada ondan sadece bir tane olduğu filmde görülmüştür.Genellikle savaştan çok hoşlanmaz.Ama savaş yapacaksa da amnesia(bellek kaybı)saldırısını kullanır ve onları kendisi kullanır.

References

Eğitim kurumlarında görev | T.C. Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu

Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu

Kanun Numarası  : 2803

Kabul Tarihi  : 10/3/1983

Yayımlandığı R. Gazete  : Tarih: 12/3/1983 Sayı: 17985

Yayımlandığı Düstur  : Tertip: 5 Cilt: 22 Sayfa: 215

Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Teşkilatının görev, yetki ve sorumluluklarına, hizmetin gerektirdiği bağlılık ve ilişkilere, teşkilat ve konuşa ait esas ve usulleri düzenler.

Jandarma

References

  • Günlük | Doğu gazetesi

    Erzincan’da 30 Ocak 1981 tarihinden bu yana yayın yapmakta olan yerel gazete.

    Günlük haber, yorum, aktualite gazatesi sloganı ile yayın hayatını sürdürmekte olan Doğu gazetesinin kurucusu Mehmet Buyruk, yazı işleri müdürü Halil İbrahim Özdemir’dir. Mehmet Buyruk’un Erzincan Belediye Başkanı olmasının andından gazete H. İbrahim Özdemir tarnafından devralınmıştır. Bu dönemde Yazı İşlmeri Müdürlüğüne de Naim Çakır getirilmiştir.

    Günlük 8 Sayfa olarak yayınlanan gazetenin 2 sayfası renkli, diğer sayfaları ise siyah beyaz olarak yayınlanmaktadır.

    Doğu gazetesi 13 Mart 1992 tarihinde meydana gelen Erzincan depreminde tesislerinin bulunduğu binanın yıkılmış olması sebebiyle ebadını küçülterek dünyada ilk kez çadırda yayınını sürdüren gazete’ unvanını almış ve iki ay süre ile çadırdan yönetilmiştir.

    References

Isimlerin | Afrikaans dil bilgisi

Afrikaans dil bilgisi, Afrikaans dilinde konuşup yazabilmeyi sağlayan kurallar bütünüdür. Hint-Avrupa dilleri içinde en çözümlemeli dil bilgisi olduğu söylenebilir.

Fiillerin mastar ve zaman kipi halleri arasında fark yoktur. İki fiil dışında; olmak ve sahip olmak:

Mastar Hâli Türkçe Geniş Zaman
wees olmak is
sahip olmak het

En basit cümle yapısı olan “O bir doktordur” ya da “Ben bir öğretmenim” gibi “olmak” fiili içeren yapılar da aşağıdaki gibidir:

Afrikaans Hollandaca Türkçe
Ek is Ik ben Ben …yım
Jy/U is Jij/U bent Sen …sın
Hy-Sy-Dit is Hij-Zij-Het is O …dır
Ons is Wij zijn Biz …yız
Julle is Jullie zijn Siz …sınız
Hulle is Zij zijn Onlar …lar


Yardımcı Fiiller

Yardımcı Fiiller
Geniş Zaman Geçmiş Zaman
Afrikaans Hollandaca Türkçe Afrikaans Hollandaca İngilizce
kan kan / kunt / kunnen -ebilmek, -abılmak kon kon / konden could
sal zal / zult / zullen -ecek, -acak sou zou / zouden would
moet moet / moeten -meli, -malı moes moest / moesten had to
mag mag / mogen -ebilmek, -abılmak (İzin) mog mocht / mochten would have to
wil wil / wilt / willen İstemek wou wilde / wilden; wou / wouden wanted to
dink denk / denkt / denken Düşünmek dag dacht / dachten thought
weet weet / weten Bilmek wis wist / wisten knew


Morfoloji


Sözcük Sırası

Afrikaans cümlelerde sözcüklerin takip ettiği sıraya “STOMPI” kuralı denir. Bu, İngilizce’de sözcük türlerinin baş harflerinden oluşmuştur. (Subject + Time + Object + Manner + Place + Infinitive) Bu sıra şöyledir:

“STOMPI” Kuralı
Ö Y1 Z N B Y Y2 M
Özne İlk Yüklem Zaman Nesne Biçim Yer İkinci Yüklem Mastar


Fiiller

Geçmiş Zaman

Ek breek - Kırıyorum
Ek het gebreek - Kırdım

Gelecek Zaman

Ek sal kom - Geleceğim

Bunun olumsuzu olarak:

sou + mastar. Örneğin,

Ek sou kom - Gelecektim


İsimler

Almanca’dan farklı olarak, Afrikaans’ta sözcüklerin cinsiyetleri yoktur. Ama isimlerin tekil ve çoğul hâlleri arasında fark vardır. En yaygın çoğul eki -e’dir. Ama bunun yanında -s eki de epey yaygındır. Örneğin;

Türkçe Afrikaans Hollandaca Flamanca
Çocuklar Kinders Kinderen Kinders

Dil bilgisi

References

  • Bilgisayarı kullanmayı öğreten | Alak Suresi

    Alak suresi (Arapça: سورة العلق) Kur’an-ı Kerim’in 96. suresi.

    19 ayetten oluşmaktadır. Mekke’de inmiştir. İslam peygamberine ilk inen ayetler bu surenin ilk ayetleridir. Ünlü, ‘Yaradan Rabbi’nin adıyla oku’ cümlesi bu surenin ilk ayetidir.

    Sure adını içerisinde geçen alak kelimesinden alır. Alak, aleka’nın çoğuludur. Yapışıp ilişmek manasındadır ve mutlak şekilde yapışkan nesneye de denir. Bu yüzden, her türlü kana, özellikle uyuşuk, pıhtılaşmış kana ve rahimdeki tutuğa alak denmiştir. Yapışkanlığından dolayı sülük ve kuyu makarasına ve ipine de aleka denir.

    1- Yaratan Rabbinin adiyla oku!

    2- O, insani bir asilanmis yumurtadan yaratti.

    3-5 Oku! Insana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayi) ögreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.

    6-7 Gerçek su ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar.

    8- Kuskusuz dönüs Rabbinedir. 9-10 Namaz kilarken bir kulu (Peygamber’i namazdan) menedeni gördün mü?

    11-12 Ne dersin, o (Peygamber) dogru yolda ise yahut takvâyi emrediyorsa!

    13- Ne dersin o (meneden, Peygamber’i) yalanliyor ve dogru yoldan yüz çeviriyorsa!

    14- (Bu adam) Allah’in, (yaptiklarini) gördügünü bilmez mi!

    15-19 Hayir, hayir! Eger vazgeçmezse, derhal onu alnindan (perçeminden), o yalanci, günahkâr alindan (perçemden) yakalariz (cehenneme atariz). O, hemen gidip meclisini (kendi taraftarlarini) çagirsin. Biz de zebânîleri çagiracagiz. Hayir! Ona uyma! Allah’a secde et ve (yalnizca O’na) yaklas!

    Kur’an Çalışmaları, Mücahid Pişkin


    Kaynak


    Dış Bağlantılar

    • Türkçe Alak suresi, Diyanet meali
    • İngilizce Alak suresi meali

    References

    • KUYUMCULUK ve TAKI TASARIMI Bilgisayar çalışma ve kullanma mantığını tanıtmak. Operatörlük düzeyinde bilgisayar kullanmayı öğretmek ve herhangi bir uygulama (paket) programı üzerinde
    • Bilgisayar; Bilgisayar Öğretmenliği at Dizüstü Bilgisayar Bilgisayar Öğretmenliği, ilk ve orta eğitim kurumlarında görev yapan ve öğrencilere bilgisayarı kullanmayı öğreten profesyonel eğitimcilerin meslek adıdır.
    • www.gulistandergisi.com Çünkü büyük bir nimet olarak gördükleri bilgisayar, . ÇALIŞMAK YERİNE İYİ YANLARI KULLANMAK KULLANMAYI ÖĞRETMEK DAHA ZEKİCE OLACAĞI KANAATİNDEYİM.
    • internetin çocuklara zararları - bilgisayar internetin çocuklara zararları - bilgisayar. tehlikelerden arındırmak, arındırılamayan zararlarından korunmayı, doğru kullanmayı öğretmek demektir.
    • mutasyon.NET | Teknoloji Bilgisayarda da durum farklı değil. Çoğumuz bilgisayar kullanmayı tek satır karşınıza Web tasarımı öğreten seçme bir kaç sitenin adresi ile birlikte
    • Bedava Programları Yükle İndir inndir Elite Typing4.3 Program Dowmland Tanitim : Bilgisayar basinda yazi yazarken hala 2 parmagini kullananlardan misiniz? Bu hizli klavye kullanmayi ögreten programa bir göz atmaya ne dersiniz?
    • ARAÇLAR Tanımı: Bilgisayar başında yazı yazarken hala 2 parmağını kullananlardan mısınız? Bu hızlı klavye kullanmayı öğreten programa bir göz atmaya ne dersiniz?
    • Teknik Sitelerin nasıl yönetileceği konusu kişilerin bilgisayar ve internet hakkındaki bilgi birikimi ile ilgilidir. Nasıl ki otomobil kullanmayı öğreten kurumlar
    • Purpose of the Study Dosya Biçimi: Microsoft Word - HTML olarak görüntüleFen laboratuvarında deney yapmak için. Sınav sorusu hazırlamak için. Ders planı hazırlamak için. Bilgisayar kullanmayı öğretmek için
    • POLİSTE BİLGİSAYARIN ÖNEMİ VE HİZMET İÇİ EĞİTİM YÖNTEMİYLE Her rütbeden personele, bilgisayar kullanımını öğretmek için Bilgi İşlem Daire Böylesine önemli bir konuda hiçbir personelin “ben bilgisayar kullanmayı
    • AY Dosya Biçimi: Microsoft Word - HTML olarak görüntülePaint brush programını kullanmayı öğretmek. Word programının tanıtmak Okulumuzda 2007–2008 Eğitim Öğretim yılında uygulayacağımız BİLGİSAYAR Dersi ‘ne
    • Yalova Haberleri - 'Bilenler bilmeyenlere öğretsin' - Türkiye'nin Kursta şimdilik sadece bilgisayar eğitimi veriliyor. Haftanın 7 günü 2 saat boyunca kursa gelen vatandaşlara bilgisayar kullanmayı öğreten gönüllüler,
    • ISIK BINYILI: Sanal Dostluk II, Dostluk & Beyin gucuyle bilgisayar Böylece benim dusunce gucuyle bilgisayar kullanmayi ogrenmem, ya da elektronik aletlere direktifler verme hayallerim de suya düstü.
    • Bilgisayar Öğretmenliği hakkında ansiklopedik bilgi - Türkçe Bilgi'den Bilgisayar Öğretmenliği ilk ve orta eğitim kurumlarında görev yapan ve öğrencilere bilgisayarı kullanmayı öğreten profesyonel eğitimcilerin meslek adıdır.
    • Internet (Ust) Kurulu Kurum:İnternet Cafe Meslek/Görev: Elektronik Bilgisayar tekn. ülkemizde internet yeni yeni yer edinirken bunu kullanmayı öğretmek ve bilgilerden yararlanmak
    • Radikal-çevrimiçi Birçok önemli firmayla iş yapan şirketin ikinci başkanı ise oğluna bilgisayar kullanmayı öğreten baba Peiris. Hong Kong'da 'Öne Çıkan Diji-Gençlik' ödülünü
    • 100 milyon dolar ve 50 milyon Euro'luk iki yeni ihale Örneğin Intel'in eğitimi sadece bilgisayar kullanmayı öğreten bir eğitim değil. Bilgisayarın, bilgisayar destekli eğitimin önemi gibi konularda öğretmenin
    • ZEZENCAY | Bilgisayar Destekli Eğitim Bilgisayar destekli eğitim ya da teknoloji destekli öğretim ne derseniz deyin. Bunu aza indirgemek, eğlendirerek onlara klavye kullanmayı öğretmek için
    • typing programının arama sonuçları programı indir inndir yükle Bilgisayar basinda yazi yazarken hala 2 parmagini kullananlardan misiniz? Bu hizli klavye kullanmayi ögreten programa bir göz atmaya ne dersiniz?
    • [akgul-duyuru-243] internet haftasi /iklim/ bilmok/ lkd/ inetd Bilgisayar Muhendisligi Ogrenci Kongresi II. LKD Etkinlikleri. İnternet kullanmayı öğreten kursları ücretsiz ya da mütevazı üçretlerle sunan kampanyalar
    • EĞİTİCİ BİLGİSAYAR FORMATÖRLÜK SINAVI (Memurlar.Net - Forum) ONLARA OLUMLU BİR DAVRANIŞ KAZANDIRMAK EĞİTMEK ÖĞRETMEK VE GÖZLERİNDE IŞIĞI bilgisayar kullanmayı bilmiyor du.3000 kişilik okulda herkese bilgisayar
    • Bilgisayarlı Öğretim İlköğretim okullarında bilgisayar laboratuarları oluşturulmuş ve bilgisayar dersleri konularak öğrencilere bilgisayar kullanmayı öğretmek, bilgisayarlardan
    • BİLGİLEŞİM Dosya Biçimi: PDF/Adobe Acrobat - HTML olarak görüntüleOnlara bilgisayar kullanmayı. öğretirken. kendimi. öğretmen. sandım. Arkadaşlarımla. beraber. çalışırken Internet kullanmayı öğretmek, bilgi
    • SİPAS TV - HABERLER İlimizde mahalle muhtarları, bilgisayar kullanmayı öğreniyor. Muhtarlara, bilgisayar programlarında tablo hazırlamayı öğreten Birlik,
    • Untitled Document KARIŞIK BİLGİSAYAR PROGRAMLARININ KULLANIŞINI ÖĞRETİYOR. 10 PARMAK KILAVYE KULLANMAYI ÖĞRETEN SİTEDEVAMI İÇİN TIKLAYIN
    • Prof.Dr.Nevzat Tarhan Dosya Biçimi: PDF/Adobe Acrobat - HTML olarak görüntüleYasaklamak yerine çocuğa bilgisayarı doğru kullanmayı öğretmek ve onu farklı. alanlarla, hobilerle tanıştırmak gerekir. Öncelikle çocuğu anlamak lazımdır,
    • BİLGİ TOPLUMUNDA E- ÖĞRENİM (E-LEARNING) VE TÜRKİYE’DE UYGUNLAMASI Dosya Biçimi: Microsoft Word - HTML olarak görüntüleKısaca; “internet, intranet veya bir bilgisayar ağı bulunan platform üzerinde . bilgi öğreten eğitim modelinden, bilgiye erişimi ve kullanmayı öğreten
    • Başlık: bir kıza bilgisayar öğretmek:) - Gnc Kampüs Öğrenci Platformu Kiz: Ya Ali yeni bilgisayar aldim, bana ögretsene su mereti kullanmayi . RE: bir kıza bilgisayar öğretmek:), 2. mesajdasın.Sonuncu mesaj: 13
    • SMF Eğitim Kurumları Bu eğitimin amacı ; bilgisayarla ilgili hiç bilgisi olmayanlara bilgisayar kullanmayı öğretmek, bilgisayar bilgisi olan kişilere de var olan temel

Gelir. İyelik ekleri ismin | Afüv (din)

Afüv İslam dininde Allah’ın 99 ismindendir. Günahları silip sahibini cezalandırmaktan vazgeçen manasına gelmektedir.


İsmin geçtiği Kuran ayetleri

  • (4:99) Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Allah çok affedici, çok bağışlayıcıdır.
  • (4:149) Bir hayrı açıklar yahut gizlerseniz, yahut da bir kötülüğü bağışlarsanız, biliniz ki, Allah da çok bağışlayıcıdır, her şeye hakkıyla kadirdir.
  • (22:60) Bu böyledir, kim kendisine yapılan cezaya aynı ile karşılık verir de, sonra yine kendisine zulüm yapılırsa, muhakkak ki, Allah ona yardım eder. Allah şüphesiz çok af edicidir, çok bağışlayıcıdır.

A

References

  • Defter üzerinde | Lie işlemcisi

    Lie işlemcisi, matematikte ve fizikte geniş bir kullanım alanı bulur. Bir cismin üzerine bu dönüşüm ile tanımlanan vektör uzayı Lie cebri olarak adlandırılır. Adını Sophus Lie’den almıştır.


    Tanım

    V, bir K cismi üzerinde tanımlanmış bir vektör uzayı olsun ve [,]:V × V → V dönüşümü de;

    • çifte doğrusal (bilineer),
    <math>[aX+bY,Z]=a[X,Z]+b[Y,Z]</math>
    <math>[Z,aX+bY]=a[Z,X]+b[Z,Y]</math>
    • Karşıt değişmeli (anti simetrik)
    <math>[X,Y]=-[Y,X]</math>
    • Jacobi birimli,
    <math>[X,[Y,Z]]+[Y,[Z,X]]+[Z,[X,Y]]=0</math>

    olarak verilsin. <math>[ \cdot, \cdot]</math> dönüşümüne, V üzerinde bir Lie işlemcisi (Lie ayraç işlemcisi) denir. Bu durumda V vektör uzayına bir Lie cebiri denir.

    References

    • Nesneyi nesneye | Batlamyus

      thumb|240px|Klaudyos Batlamyus’un resmi;
      16. yüzyıl modern Alman stilinde kitap kabartması

      Klaudyos Batlamyus (Antik Yunanca: Κλαύδιος Πτολεμαίος, Klaudyos Ptolemayos), İskenderiyeli Yunani gökbilimci, matematikçi, coğrafyacı ve astronom. Yaklaşık olarak MS 85 ve 165 yılları arasında yaşadığı kabul edilir.

      Geç İskenderiye Dönemi’nde yaşamış (MS II. yüzyılın ilk yarısı) ünlü bilim adamlarındandır. Hayatı hakkında hemen hemen hiçbir bilgiye sahip değiliz. Müslüman astronomlar 78 yaşına kadar yaşadığını söylerler. Belki Yunan asıllı bir Mısırlı, belki de Mısır asıllı bir Yunanlıdır.

      Batlamyus, iki önemli yapıtın yazarıdır: Büyük Bileşim ve Coğrafya. Bu yapıtlar Avrupa’daki orta çağ karanlığını Arapça çevirileri ile aşabilmişlerdir. Latinceye çevirileri ancak 12. yüzyılda yapılmıştır.

      • Büyük Bileşim (Arapça: Kitab el Macisti, Latince: Almagest, Yunanca: Mathematike Syntatksis), Yunan ve Babil uygarlıklarının gökbilim bilgilerinin bir derlemesidir. Derlemenin çoğu kendisinden üç yüzyıl önce yaşamış olan Hiparkus’a dayanır. Yapıtta Dünya merkezli bir Güneş Sistemi modeli önerilir. Bu model, Kopernik’in güneş merkezli modeline dek Batı ve İslam dünyalarında geçerli model olarak kabul edilmiştir. Kitapta ayrıca düzlem ve küresel trigonometri hakkında bir inceleme bulunmaktadır. Meydan Larousesse, Büyük Lugat ve Ansiklopedi, Ptolemaios maddesi.
      • Batlamyus’un diğer önemli yapıtı Coğrafya da bir derlemedir. Çağının Roma İmparatorluğu’nda bilinen coğrafya bilgileri bu kitapta toplanmıştır.


      Astronomi araştırmaları

      Batlamyus astronomi, matematik, coğrafya ve optik alanlarına katkılar yapmıştır; ancak en çok astronomi çalışmalarıyla tanınır. Zamanına kadar ulaşan astronomi bilgisinin sentezini yapmış ve bunları Mathematike Syntaxis (Matematik Sentezi) adlı yapıtında toplamıştır. Bu eser daha sonra Megale Syntaxis (Büyük Derleme) olarak anılmış ve Arapça’ya çevrilirken başına Arapça’daki harf-i tarif takısı olan el getirildiği için, ismi el-mecistî biçimine dönüşmüştür; daha sonra Arapça’dan Latince’ye çevrilirken Almagest olarak adlandırıldığından, bugün Batı dünyasında bu eser Almagest adıyla tanınmaktadır.

      Almagest, on üç kitaptan oluşur;

      • Birinci Kitap, kanıtlarıyla birlikte yermerkezli dizge’nin ana çizgilerini verir;
      • İkinci Kitap, Menelaus’un teoremiyle, küresel trigonometri bilgilerini ve bir kirişler tablosunu içerir; burada örnek problemler de çözülmüştür;
      • Üçüncü Kitap, Güneş’in hareketini ve yıllık süreyi anlatır;
      • Dördüncü Kitap, Ay’ın hareketini ve aylık süreyi konu edinir;
      • Beşinci Kitap, aynı konularla ilgilidir. Ay’ın ve Güneş’in mesafelerini tartıştığı gibi, bir usturlabın yapılışı ve kullanılışı hakkında da ayrıntılı bilgiler sunar;
      • Altıncı Kitap, gezegenlerin kavuşumları ve karşılaşımlarını, Güneş ve Ay tutulmalarını inceler;
      • Yedinci ve Sekizinci Kitap, durağan yıldızlarla ilgilidir; meşhur devinme tartışmasını, Batlamyus’un durağan yıldızlar kataloğunu ve gök küresi aleti yapabilmek için gerekli yöntem bilgisini içerir;
      • Geriye kalan beş kitap ise devingen yıldızların, yani gezegenlerin hareketlerine ayrılmıştır ve yapıtın en özgün kısmıdır.

      Batlamyus bu eserde, ana çizgileriyle göksel olguları anlamlandırmak üzere kurmuş olduğu geometrik kuramı tanıtmaktadır; Aristoteles fiziğini temel alan bu kuramda, evren küreseldir ve Yer bu evrenin merkezinde hareketsiz olarak durmaktadır. Şayet günlük veya yıllık görünümler Yer’in hareketleri sonucunda meydana gelseydi, her şey uzaya saçılır ve Yer parçalanırdı. Ay, Merkür, Venüs, Güneş, Mars, Jüpiter, Satürn ve sabit yıldızlar Yer’in çevresinde, muntazam hızlarla, dairesel hareketler yaparlar. Sabit yıldızlar küresi evrenin sonudur.

      Ancak, Yer’in merkezde olduğu ve gök cisimlerinin de onun çevresinde düzenli olarak dolandıkları kabul edildiğinde, bazı gözlemleri, örneğin Ay ve Güneş’in Yer’e yaklaşıp uzaklaşmalarını, bazen hızlı, bazen yavaş hareket etmelerini açıklamak olanaksızdı. Bunun için Batlamyus Yer’i belli ölçüde merkezden kaydırmıştır. Klasik astronomide bu düzenek (eksantrik) dış merkezli düzenek olarak adlandırılır. Gezegenlerin gökyüzünde ilmek atmalarını, yani durmalarını ve geriye dönmelerini açıklamak için de, (episikl) taşıyıcı düzenek adı verilen başka bir düzenek daha kabul etmiştir.

      Batlamyus, Almagest’in girişinde trigonometriye ilişkin kapsamlı bilgiler vermiştir; çünkü küresel astronominin sınırları içinde kalan klasik astronomiye ait hesaplamalar, küresel geometriye dayanmaktadır. Batlamyus’tan yaklaşık üç asır önce yaşamış olan Hipparkhos (M.Ö. 150) açıların kirişlerle ölçülebileceğini bildirmiş ve bir kirişler cetveli hazırlamıştı; ancak konuya ilişkin yapıtı kaybolduğundan, bu cetveli nasıl düzenlediği bilinmemektedir. Bazı yayların kirişlerinin bulunması çok kolaydı ve bu kirişlere ana kirişler adı verilmişti; ama bunların dışındaki yayların kirişlerinin bulunması uzun işlemleri gerektiriyordu. Bu nedenle Batlamyus kirişler cetvelini hazırlarken bir dairenin içine çizilmiş dörtgenlere ilişkin Batlamyus Teoremi’ni (AB . CD + AD . BC = AC . BD) kullanmak suretiyle, açılar toplamı ve farkının kirişlerini (kiriş (A-B), kiriş (A+B), kiriş A/2 , kiriş 2A gibi) bulma yoluna gitmişti.


      Coğrafya araştırmaları

      Batlamyus, coğrafya araştırmalarına da öncülük etmiş ve Coğrafya adlı yapıtıyla matematiksel coğrafya alanını kurmuştur. Bu kitap Kristof Kolomb’a kadar bütün coğrafyacılar tarafından başvuru kitabı olarak kullanılmıştır.

      Almagest’ten sonra yazılan Coğrafya, sekiz kitaba bölünmüştür ve matematiksel coğrafya ile haritaların çizilebilmesi için gerekli bilgilere tahsis edilmiştir; Almagest gibi Coğrafya da derleme bir eserdir; Batlamyus bu kitabı hazırlarken Eratosthenes, Hiparkhos, Strabon ve özellikle de Surlu Marinos’tan büyük ölçüde yararlanmıştır.

      thumb|300px|Batlamyus’un dünya haritasının 15. yüzyıl çizimi.

      Coğrafya’nın Birinci Kitabı, Dünya’nın -ya da doğrusunu söylemek gerekirse Yunanlılar tarafından bilinen Dünya’nın- büyüklüğü ve kartografik izdüşüm yöntemleri hakkında ayrıntılı bilgiler verir.

      İkinci Kitap’la Yedinci Kitap arasında, tanınmış memleketlerdeki önemli yerlerin, yani önemli kentlerin, dağların ve nehirlerin enlem ve boylamları verilerek Dünya’nın düzenli bir tasviri yapılır. Enlem ve boylamlardan, yani bir başlangıç dairesine olan uzaklıklardan söz eden ilk bilgin olan Batlamyus’un enlem ve boylam tablolarıyla betimlemeye çalıştığı Dünya, kabaca 20° güneyden, 65° kuzeye; batıdaki Kanarya Adaları’ndan, bunların yaklaşık olarak 180° doğusundaki bölgelere kadar uzanmaktadır. Bunun dışında kalan bölgeler ise Yunanlılar ve dolayısıyla Batlamyus tarafından tanınmamaktadır. Söz konusu tablolar, haritaların çizilmesini olanaklı kılmaktadır ve belki de bu haritalar eserin eski nüshalarında mevcuttur. Astronomi bilgilerini kapsayan Sekizinci Kitap’ta bunlara atıflar yapılmıştır.

      Ancak Batlamyus’un coğrafya anlayışı yeterince geniş değildir. İklim, doğal ürünler ve fiziki coğrafyaya giren konularla hiç ilgilenmemiştir. Başlangıç meridyenini sağlam bir şekilde belirleyemediği için, vermiş olduğu koordinatlar hatalıdır. Ayrıca, Yer’in büyüklüğü hakkındaki tahmini de doğru değildir. Ancak Kristof Kolomb bu yanlış tahminden cesaret alarak Batı’ya doğru gitmiş ve Kuzey Amerika’ya ulaşmıştır.


      Optik araştırmaları

      [[Resim:Ptolemaeus.jpg|thumb|250px|Bir Orta Çağ sanatkârının Batlamyus icrası]]

      Aynı zamanda döneminin önde gelen optik araştırmacılarından olan Batlamyus, daha önceki optikçilerin çoğu gibi, görmenin gözden çıkan görsel ışınlar yoluyla oluştuğu görüşünü benimsemiştir. Ancak, görsel yayılımın fiziksel yorumunu da vermiş ve bu yayılımın, kesikli ve aralıklı koni biçiminde değil de, kesiksiz ve sürekliliği olan piramit biçiminde olduğunu belirtmiştir. Şayet böyle olmasaydı, yani ışınlar gözden sürekli olarak çıkmasaydı, nesneler bütün olarak görülemezlerdi. Buna rağmen, Batlamyus’un görsel piramit fikri, optikçiler arasında rağbet görmemiş ve görme söz konusu olduğunda daha çok koni biçimi göz önüne alınmıştır. Daha sonra da İslâm dünyasında bilginlerin görsel koni fikrine dayandıkları ve görme geometrisini bunun üzerine kurdukları görülmektedir.

      Batlamyus, katoptrik (yansıma) konusuyla da ilgilenmiş ve ayrıntılı deneyler sonucunda üç prensip ileri sürmüştür:

      1. Aynada görünen nesne, gözün konumuna bağlı olarak aynadan nesneye yansıyan görsel ışın yönünde görünür.
      2. Aynadaki görüntü, nesneden ayna yüzeyine çizilen dikme yönünde ortaya çıkar.
      3. Geliş ve yansıma açıları eşittir.

      Bu üç prensipten ilk ikisini kuramsal, üçüncüsünü ise deneysel olarak kanıtlayan Batlamyus, ayna yüzeyine gelen ışının eşit açıyla yansıdığını gösterebilmek için, derecelenmiş ve tabanına ayna yerleştirilmiş olan bakır bir levha kullanmıştır. Bir ışın hüzmesini levhaya teğet biçimde ayna yüzeyine gönderip, gelme ve yansıma açılarının büyüklüklerini belirlemiş ve bunların eşit olduğunu görmüştür. Batlamyus bu deneyini küresel ve parabolik bütün aynalar için tekrarlayarak, sonucun doğruluğunu kanıtlamıştır.

      Batlamyus, dioptrik (kırılma) konusuyla da ilgilenmiş ve ışığın bir ortamdan diğerine geçerken yoğunluk farkından dolayı yön değiştirmesinin nedenini araştırmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, az yoğun ortamdan çok yoğun ortama geçen ışının, normale yaklaşarak ve çok yoğun ortamdan az yoğun ortama geçen ışının ise normalden uzaklaşarak kırıldığını ve kırılma miktarının yoğunluk farkına bağlı olduğunu ileri sürmüştür.

      Konuyu ele alırken benimsediği bazı prensiplerde bunu açıkça görmek olanaklıdır:

      1. Görsel ışın az yoğundan çok yoğuna veya çok yoğundan az yoğuna geçtiğinde kırılır.
      2. Görsel ışın doğrusal olarak yayılır ve farklı yoğunluktaki iki ortamı birbirinden ayıran sınırda yön değiştirir.
      3. Gelme ve kırılma açıları eşit değildir, fakat aralarında niceliksel bir ilişki vardır.
      4. Görüntü, gözden çıkan ışının devamında ortaya çıkar.

      Batlamyus ortam farklılıklarından dolayı ışığın uğradığı değişimleri, aynı zamanda kırılma kanununu da içerecek şekilde deneysel olarak göstermeye çalışmış ve çeşitli ortamlardaki (havadan cama, havadan suya ve sudan cama) kırılma derecelerini gösteren cetveller hazırlamıştır. Ancak verdiği değerler küçük açılar dışında tutarlı olmadığı için kırılma kanununu elde edememiştir.


      Astrolojik çalışmaları

      Batlamyus, daha önce Babil ve Yunan astronomları ve astrologları tarafından derlenmiş bilgi birikiminden yararlanarak astrolojiyi de sistematize etmiştir. Dört bölümden oluştuğu için Tetrabiblos (Dört Kitap) olarak adlandırdığı yapıtında, gezegenlerin nitelik ve etkileri, burçların özellikleri, uğurlu ve uğursuz günlerin belirlenmesi gibi astroloji kapsamındaki konular hakkında ayrıntılı bilgiler vermiştir. Ortaçağ ve Yeniçağ astrolojisi bu kitabın sunmuş olduğu birikime dayanacaktır.

      Astroloji bir bilim değildir, ama astronomi ile birlikte doğmuş ve yaklaşık olarak 18. yüzyıla kadar bu bilimin gelişimini, kısmen olumlu kısmen de olumsuz yönde etkilemiştir; bu nedenle astronomi tarihi araştırmalarında astrolojiye ilişkin gelişmelerden de bahsetmek gerekir.


      Kaynakça

      References

      • Defter-im | Osmanlı tarihçileri

        Osmanlılarda tarih yazıcılığı, Osmanlı Beyliği’nin kuruluşundan 100-150 yıl sonra başlamıştır. Osmanlı tarih yazıcılığının geç başlaması, Anadolu’da Osmanlılardan önce tarih yazıcılığının gelişmemesi ile bağlantılıdır.


        Beylikler Dönemi (1243-1318)

        Anadolu’da 13. ve 14. yüzyılda yazılmış olan eserlerde Anadolu Selçukluları ve Anadolu Beyliklerinin tarihi anlatılmış, olaylar Osmanlı devletinin kuruluşuna kadar getirilmiştir.

        Anadolu Selçukluları ve Beylikler döneminde (1075-1318) Anadolu’da daha çok Arapça ve Farsça eserlerin yazıldığı görülmektedir. Bu dönemde Arap dili “din ve hukuk” alanında, Fars dili “sanat ve edebiyat” konularında egemen olmuştur.

        Türkçe olarak yazılmış “Danişmendname” ve “Battal-name” gibi eserler, Anadolu’da Türkçe tarih yazıcılığını başlatmıştır. Ayrıca Taberi, İbn Kesir gibi İslam tarihçilerinin eserleri Türkçeye çevrilmiştir.


        Dönemin ünlü tarih kitapları

        1. El-Evamirü’l-Alaiyye di’l-umüri’l-Alaiyye, İbn Bibi
        2. Müsameretü’l-ahbar ve Müsayeretü’l-ahyar (Tezkire-i Aksarayi), Akasarayi
        3. Menakıbü’l-arifin, Eflaki

        BEZM U REZM , DÜSTURNAM-İ ENVERİ , ŞİKARİ


        Osmanlı Dönemi

        13. yüzyılın sonunda kurulmuş olan Osmanlı Devleti hakkında bilgi veren tarih kaynakları ancak 15. yüzyılın başlarından itibaren yazılmaya başlanmıştır. Bu bakımdan 15. yüzyılın ilk yarısı, özellikle II. Murat devri, Osmanlı tarih yazıcılığının başlangıcı olarak kabul edilmektedir.


        15. yüzyıl Osmanlı tarihçileri

        1. Dasitan-i Tevarih-i Mülük-ü Al-i Osman (İskendername), Ahmedi
        2. Behçetü’t-tevarih, Şükrullah

        #Tevarih-i Al-i Osman, Oruç b. Âdil el-Edrenevî (Oruç Beg)

        1. Tevarih-i Selatinü’s Sultaniyye, Karamani Mehmet Paşa
        2. Tevarih-i Al-i Osman, Aşık Paşazade
        3. Düsturname-i Enveri, Enveri
        4. Cihan-nüma, Mehmet Neşri
        5. Behiştî Sinan Çelebi
        6. Ruhi Çelebi
        7. Hasan b. Mahmûd el-Bayâtî, Câm-ı Cem-Âyîn,


        16. yüzyıl Osmanlı tarihçileri

        1- İDRİS-İ BİTLİSİ

        • HEŞT Bİ-HİŞT (SEKİZ CENNET)

        2- KEŞFÎ MEHMED ÇELEBİ (ö. 1524)

        • “SELÎM-NÂME”

        3- ŞÜKRÎ-İ BİTLİSÎ

        • SELÎM-NÂME

        4- HADÎDÎ

          • “TEVÂRÎH-İ ÂL-İ ‘OSMÂN”

        5- KEMAL PAŞA-ZÂDE (İBN-İ KEMÂL) (1468-1534)

        • “TEVÂRÎH-İ ÂL-İ ‘OSMÂN”

        6- MATRÂKÇI NASÛH

        • “BEYÂN-I MENÂZİL-İ SEFER-İ IRÂKEYN”

        7- MUHYİTTİN CEMALİ (ö. 1554)

        • TEVARİH-İ ALİ OSMAN

        8- RÜSTEM PAŞA (1500-1561)

        • TEVARİH-İ ALİ OSMAN

        9- LÜTFİ PAŞA (ö. 1564)

        • TEVARİH-İ ALİ OSMAN

        10- FERDİ

        • SÜLEYMAN-NAME

        11- AHMET TAŞKÖPRÜZADE (1455-1561)

        • Şaka’ikü’n-Nu’maniye fi-Ulemai’d-Devletü’l-Osmaniye

        12- KÂTİB ZA’ÎFÎ MEHMED (ö. 1592)

        • “CÂMİ’U’T-TEVÂRÎH”

        13- KOCA NİŞANCI (ö. 1567)

        • Tabakatü’l-Memalik fi-Derecatü’l-Mesalik

        14- MEHMET PAŞA (KÜÇÜK NİŞANCI)

        • TARİH-İ NİŞANCI (ö. 1571)

        15- FERİDUN AHMET (ölm.1583)

        • MÜNŞE’ATÜ’S SELATİN

        16- MUSTAFA CENABİ (ölm.1590)

        • el-Aylamü’z-zahir veya Tarih-i Cenabi”

        17- HOCA SAADETTİN EFENDİ (1536-1599)

        • TACÜ’T-TEVARİH

        18-GELİBOLULU MUSTAFA ALİ(1541-1599)

        • KÜNHÜ’L-AHBAR

        19- SELANİKİ MUSTAFA (ö. 1599)

        • TARİH-İ SELANİK


        17. yüzyıl Osmanlı tarihçileri

        1- Mehmet bin Mehmet (ö. 1640)

        • Nuhbetü’t-Tevarih ve’l-Ahbar. İki kısımdan oluşan eser 1087 sülaleden bahseder.

        2- AYNİ ALİ (MÜEZZİNZADE)

        • Kavanin-i Ali Osman ve Hülasa-i Mezamin-i Defter-i Divan

        3- MUSTAFA KOÇİ BEY

        • RİSALE-İ KOÇİ BEY

        4- İBRAHİM PEÇEVİ

        • TARİH-İ PEÇEVİ

        II.OSMAN ADINA YAZILMIŞ ZAFER-NAME
        5- KATİP ÇELEBİ (HACI ALİFE KALFA)

        • FEZLEKE-İ TARİH

        6- KARA ÇELEBİZADE ABDÜLAZİZ EFENDİ (1591-1658)

        • RAVZATÜ’L-EBRAR

        7- SOLAKZADE MEHMET HEMDEMİ (ölm.1657)

        • FİHRİST-İ ŞAHAN veya SOLAKZADE TARİHİ

        8- Evliya Çelebi (1611-1682 ?)

        • Seyahatname

        9- MÜNECCİM BAŞI (AHMET b. LÜTFULLAH)

        • SAHAYİFÜ’L-AHBAR. Arapça bir genel tarih yazmıştır. Bu eser 1672’ye kadar olan olaylardan bahseder.

        10- Naima (1655 - 1716)

        • Ravzatü’l Hüseyin fi Hülasat-ı Ahbarü’l-Hafikin (Tarih-i Naima)

        11- FINDIKLILI MEHMET AĞA

        • SİLAHTAR TARİHİ

        12- BOSTÂN-ZÂDE YAHYÂ EFENDİ

        • “TÂRÎH-İ SÂF (TUHFETÜ’L-AHBÂB)”

        2- SÜLEYMAN b.ŞEMDANİZADE (FINDIKLILI SÜLEYMAN)

        • MÜRİ’T-TEVARİH

        3- AHMET b. İBRAHİM RESMİ (1700-1783)

        • HÜLASATÜ’L-İTİBAR

        4- MEHMET SAİD (YİRMİ SEKİZ ÇELEBİ)

        1720-1721’de Fransa kralı XIV. Louis’e elçi olarak gönderilmiş ve buna ait bir eser bırakmıştır.

        5- AHMET VASIF (ö. 1806)
        MEHASİNÜ’L-ASAR ve HAKA’İKÜ’L-AHBAR
        6- AHMET ASIM

        • BURHAN-I KAT’I (Türkçe’ye çevirmiştir.)

        7- HALİM GİRAY

        • GÜLBÜN-İ HANAN

        Kırım Hanının neslindendir. Çatalca’da oturtulmuş ve burada şiir ve edebiyat ile meşgul olarak yaşamıştır.Bundan başka bir de Gülbün-i Hanan adlı mufassal (ayrıntılı) bir Kırım tarihi de yazmıştır.Eser 1466’da başlar ve 1801’de Midilli’de ölen Bahıt Giray’a kadar gelir.

        8- KEFELİ İBRAHİM b. ALİ

        • Tevarih-i Tatar Han ve Dağıstan ve Moskov ve Deşt-i Kıpçak Ülkeleri

        Kırım Hanı Fatih Giray’ın divan katipliğini yaptı. Eserini 1736’da yazmıştır.

        9- MEHMET SAİD (FARAİZCİ ZADE) (ö. 1835)

        • GÜLŞEN-İ MA’ARİF


        19. yüzyıl Osmanlı tarihçileri

        1- HAYRULLAH EFENDİ

        • TARİH-İ DEVLET-İ ALİYYE-İ OSMANİYE

        2- ATABEY (1810-1880)

        • ATA TARİHİ

        3- MUSTAFA NURİ PAŞA

        • NETAYİCÜ’L-VUKU’AT

        4- Ahmet Vefik Paşa (1823-1891)

        • Fezleke-i Tarih-i Osmani

        5- Ahmet Cevdet Paşa (1822-1895)

        • Mecelle (Tarih-i Cevdet)

        References

      Bilgisayar öğretmeni | Program Doğrulama

      Bilgisayar bilimlerinde, program doğrulama, verilen bir programın belli bir önkoşul ve sonkoşula göre doğru olup olmadığının matematiksel yöntemler kullanılarak kanıtlanmasıdır.

      References

      Ismi | Chevrolet

      Chevrolet, 1911′de kurulmuş olan ABDli bir otomobil markasıdır. Adını Kurucusu Louis Chevrolet’in soy isminden almaktadır.1918′de %54.6’sını satın alan General Motors bünyesine geçmiştir.


      Dış bağlantılar

      • Chevrolet Resmi Web Sitesi

      References

      • Firman?n ?smi Kurulu? Ad?: GATE Elektronik San. ve Tic. A.?. Company Name: GATE Electronics Ind. and Trade Inc. Kurulu?un Tipi / Type of Entity:

      Pek çok | Zarf

      Zarflar veya belirteçler, bir fiil ismin, fiilin, sıfatın veya başka bir zarfın anlamını yer, yön, zaman, ölçü, nitelik, soru bakımından belirten, sınırlayan ve etkileyen kelimelerdir. Aşağı, yukarı, nazikçe, çok, az, fevkalâde, en, ileri, geri, şimdi, geç gibi kelimeler cümle içerisinde zarf olarak kullanılabilirler.


      Zarf çeşitleri


      Zaman zarfları

      Fiillerin anlamını zaman kavramı yönünden sınırlandırırlar.fiile sorulan ne zaman sorusuna cevap verir: yarın, kışın, akşamleyin, sabah, daha, henüz, hiçbir zaman, geç, er, yine vb.

      Bugün okula gitmedim”
      Yine geç kaldın” (”geç kalmak” fiildir)
      “Yola çok geç çıktık”


      Yer (yön, mekân) zarfları

      Bir fiilin anlamını yer veya yön belirterek etkileyen zarflardır: aşağı,içeri, beri, ileri, geri, öte, karşı vb. Sayıları diğer zarflara kıyasla oldukça sınırlıdır.

      “Vazoyu fazla ileri itme”
      Yukarı çıkın lütfen”


      Hâl (durum) zarfları

      Bir fiilin, sıfatın veya zarfın anlamını nicelik ve durum yönünden etkileyen zarflardır: hızlı, tek tek, iyice, sora sora, geze geze, böyle, şöyle vb. Hâl zarflarının çoğu “nasıl” sorusuna cevap niteliğindedirler. Bu nedenle sık sık sıfatlarla karıştırılırlar. Hemen hemen bütün niteleme sıfatları zarf olarak da kullanılabileceğinden ötürü sayıları oldukça fazladır.

      Sora sora Bağdat bulunur”
      Yavaşça yatağa süzüldüm”


      Azlık-çokluk zarfları

      Fiilleri, sıfatları ve zarfları miktar, derece, ölçü bakımından etkileyen ve sınırlayan zarflardır: biraz,fazla, çok, daha, en, pek, az vb….

      Pek güzel oldu”


      Soru zarfları

      Fiilleri ve fiilimsileri soru yönünden etkileyen zarflardır: neden, niye, niçin, nasıl, ne zaman, ne kadar vb.

      “Şehrimizi nasıl buldunuz?
      “Yolculuk ne kadar sürüyor?
      Niçin gökyüzü bu kadar mavi?


      Bazı önemli hususlar

      Daha önce belirtildiği üzere sıfatların çoğu zarf olarak da kullanılırlar. “Eve yeni geldim” cümlesinde yeni kelimesi fiilin gerçekleştiği zamanı belirtmektedir ve zarftır. Yeni eve geldim” cümlesinde ise evin yeni olduğunu belirtir ve sıfattır.

      Zarflar genelde fiilden hemen önce kullanılırlar: “Fasülyeler iyice büyüdü” örneğinde olduğu gibi. Zarfların özneden önce kullanılması “bazen” anlam düşüklüğüne veya devrik cümleye neden olabilir. “Çok kahvehaneye gitmeye başladın” yerine “kahvehaneye çok gitmeye başladın” demek daha uygundur.

      Son yıllarda en, çok, az gibi azlık-çokluk zarfları yerine felaket, acayip, korkunç, dehşet gibi kelimeler zarf olarak kullanılmaya başlanmıştır. “Genç kız korkunç güzel piyano çalıyordu” gibi bir cümle dilbilgisi kurallarına göre hatalıdır. korkunç yerine çok veya oldukça gibi çok daha uygun bir zarf kullanılabilir.

      References

      Göre çekimlenebilmektedir: | Primitive root modulo n (asal kök)

      Bir asal kök modülü n sayılar teorisindeki modüler aritmetikten bir kavramdır. Eğer n ≥ 1 olan bir tamsayı ise, n formuna göre aralarında asal sayılar mod n’e göre çarpılarak, bir grup oluşturacak şekilde yapılan işlem,(Z/nZ)× veya Zn* olarak gösterilir.
      Bir asal sayı için p ≥ 3 ve k ≥ 1 ise, bu grup ancak ve ancak 1, 2, 4, pk, veya 2 pk ‘ya denktir. Bu döngüsel grubun bir üreteci asal kök modülü n veya Zn* ‘in bir asal elemanıdır şeklinde tanımlanır.

      Bir asal kök modülü n, diğer bir değişle, mod n’e göre g gibi öyle bir tamsayıdırki n’le beraber ortak çarpanı olmayan her tamsayı, g ‘nin bir kuvvetine denktir.
      Örneğin n=14 alalım.(Z/14Z)× ‘in elemanları

      1, 3, 5, 9, 11 ve 13 ‘ün denk sınıflarından oluşur.

      mod 14′e göre 32 ≡ 9, 33 ≡ 13, 34 ≡ 11, 35 ≡ 5 ve 36 ≡ 1 olduğundan, 3 mod 14′e göre bir asal köktür. Mod 14 için diğer ve tek asal kök ise 5′tir.


       n     nk (mod 14) – (satırlardaki değerler döngüsel şarta bağlı olarak tekrardan sonra kesilmiştir)
       1 :   1,
       2 :   2,  4,  8
       3 :   3,  9, 13, 11,  5,  1
       4 :   4,  2,  8
       5 :   5, 11, 13,  9,  3,  1
       6 :   6,  8
       7 :   7,
       8 :   8,
       9 :   9, 11,  1
      10 :  10,  2,  6,  4, 12,  8
      11 :  11,  9,  1
      12 :  12,  4,  6,  2, 10,  8
      13 :  13,  1
      14 :   0,
      

      14′le aralarında asal olan sayılar yalnızca kuvvetlerinden biri 1 (mod 14)’e ulaşan sayılardır. Bu sayıların oluşturduğu küme S = (1, 3, 9, 13, 11, 5)’dir.

      Problemi f(nk) = nk − 1 ≡ 0 (mod 14) gibi ele alırsak, n için tasarlanan köklerin k > 0 olan kuvvetleri için bir polinom sağladığını görürüz. S kümesindeki elemanların tümü, R = {3, 5} kümesindeki sayılardan ve onların kuvvetlerinden elde edilebilir. Ama örneğin 11′den ve onun kuvvetlerinden elde edilemez (mod 14 için). S kümesi tüm kökleri içerir. R kümesi ise asal kökleri içerir. Bunların (mod 14)’e göre tüm kuvvetleri döngüsel olarak tüm kökleri elde eder.

      References

      Birleştirip | Bordo siyah

      Bordo Siyah Klasik Yayınlar, Donkişot Güncel Yayınlar ve Arayış Yayın Ajansı, Trend Yayın Basım Dağıtım Reklam Organizasyon San. Tic. Ltd. Şti. kuruluşudur.

      Evrensel kültüre coğrafyamızdan bakarak, farklılıkları bir arada, çok yönlü ve tarihselliğinde görmeye, göstermeye çalışmaktadır.

      ‘Kitap lüks değildir; kültür demokratikleşmelidir’ anlayışını verimli işletme kompozisyonlarıyla birleştirip içerik ve görsel kaliteyi yükselterek ‘kitabı’ geniş kesimlerin alım gücüne uyarlamıştır. Böylelikle, ülke genelinde yaygın okur tabanına ulaşmıştır.

      Geri kalmışlık, refah, insani yaşam ve benzeri sorunların ancak kültür-bilgi toplumuyla çözümlenebileceğine inanan kurumumuz, ‘kitap neye yarar, kim okuyor, ne anlıyor, sosyo-ekonomik katma değere ne kadar dönüştürülebiliyor?’ gibi işlevsel sorgulamaları göz önünde tutarak yayın programını oluşturmaktadır.


      Kitap yayınlarından örnekler

      • Açlık / Knut Hamsun Dünya Klasikleri-Roman Türkçesi Esat Nermi Erendor 280 sayfa
      • Ademden Önce / Jack London Dünya Klasikleri-Roman Türkçesi Osman Çakmakçı 180 sayfa
      • Aforizmalar / Franz Kafka Dünya Klasikleri-Felsefe Türkçesi Osman Çakmakçı 100 sayf
      • Akdeniz / Panait İstrati Dünya Klasikleri-Roman Türkçesi Sonat Kaya 340 sayfa
      • Ana / Gorki Dünya Klasikleri-Roman Türkçesi Osman Çakmakçı 540 sayfa
      • Anna Karenina Cilt I / Tolstoy Dünya Klasikleri-Roman Türkçesi Saniye Güven 440 sayfa
      • Anna Karenina Cilt II / Tolstoy Dünya Klasikleri-Roman Türkçesi Saniye Güven 560 sayf *Anna Karenina Cilt III / Tolstoy Dünya Klasikleri-Roman Türkçesi Saniye Güven 520 sayfa
      • Aşk ve Gurur / Jane Austen Dünya Klasikleri-Roman Türkçesi Ali Ateşoğlu 500 sayfa
      • Aşkın Metafiziği /Arthur Schopenhauer Dünya Klasikleri-Felsefe Türkçesi Veysel Atayman

      References